🦇 Fil Suresinin Havas Ve Esrarı

Ve enne minnessalihune veminna düne zalik künna taraika kidede. Ve enna zanenna en len nu`cizallahe fil-ardi velen nu`cizehü herebe. Ve enna lemma semi`nel hüda amenna bihi femen yü`min birabbihi fela yehafu bahsen vela raheka. Ve enna minnel müslimune ve minnel kasitun femen esleme fe ülaike taharrav raşede. NamazSureleri Namaz surelerinin sırasıyla listelendiği, Latin ve Arap harfleriyle okunuşlarının bulunduğu internet sitesinin Tumblr sayfası. Sayfa- Ebat 715 sayfa, 17x24 cm. Yayın Yılı 2019 son baskı. Esma Yayınevi tarafından yayınlanan, Mustafa Varlı nın hazırladığı, Esma 99 En Büyük Dua Kitabı Havas ve Esrarı adlı kitabı incelemektesiniz. 4.444 Dua Budur, Esma 99 En Büyük Dua Kitabı Havas ve Esrarı kitabı hakkında yorumları oku yup kitabın konusu Sırlarla dolu İhlâs Suresi. Sırlarla dolu İhlâs Suresi konusu, Dua, Ayet, Hadis / Duaların Esrarı forumunda tartışılıyor.. Konu etiketleri: 100 bin ihlas okumanın fazileti, yüz bin ihlas okumanın fazileti, ihlas suresinin faziletleri havas ve esrarı, ihlas suresi havası, sırlarla dolu dualar, ihlas suresinin havassı, 100 bin ihlas, yüzbin ihlas, ihlas suresinin havası 3. Huvel'evvelu vel'ahıru vezzahiru velbatınu ve huve bikulli şey'in 'aliymun. 4. Huvelleziy halekassemavati vel'arda fiy sitteti eyyamin summesteva 'alel'arşi ya'lemu ma yelicu fiylardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu minessemai ve ma ya'rucu fiyha ve huve me'akum eyne ma kuntum vallahu bima ta'melune besıyrun. 5. HAVASİLMİ ŞARTLARI. Bu ilmin şartları ülemaların temel kaideleri üzerine kurulmuş olup, bu şartlara uyulmazsa yapılan ameller gerçekleşmez. Allah Teala nın sırları harflerinde, isimlerinde ve Ayeti Kerimelerinde olup, bu sırlarıda Salih kullarına ihsan eder. Nitekim Allah c.c. Kurani Kerimde Mü’min Suresinin 60. 2) Kişinin alim bir zat’a el verip / (nispet edip), ders alıp onun dediği ve tavsiye ettiği şekilde zikretmek. Zikre başlamadan önce abdest alınır. Niyet edilir. ; Dünya kelamından uzak, dünyayı unutarak, ismin hem dil, hemde kalb ile birlikte ifadesine başlanır. 58 Kul lev enne ındı ma testa’cilune bihı le kudiyel emru beynı ve beyneküm* vallahü a’lemü biz zalimın. 59. Ve ındehu mefatihul ğaybi la ya’lemüha illa hu* ve ya’lemü ma fil berri vel bahr* ve ma teskutu miv verakatin illa ya’lemüha ve la habbetin fı zulümatil erdı ve la ratbiv ve la yavisin illa fı kitabim mübın. Esma99 En Büyük Dua Kitabı Havas ve Esrarı en iyi özellikleri ve gerçek kullanıcı yorumları en ucuz fiyatlarla n11.com'da. Kampanyalı ve indirimli fiyatlarla satın al. celcelutıye kasemı duzası havas ve esrarı fazıletlerı medyum eren hoca. Celcelûtiye'nin Havas ve esrari Celcelûtiye, Süryânîce “Bedî” demektir. Bedi’ anlamı: Eşi ve örneği olmayan, sanatkârane yaratan demek fekacın mamet davetı medyum eren hoca. fekacın mamet dvaetı :Fekacin Mahmet'in Daveti:Celbi muhabbet Yarabbi beni falan yere götür deyip gözlerini kapat. yasin hürmetine dilediğin yere fil hal götürürler. Ve eğer o deriyi daima kolunda taşısan cümle nas ve cümle cinlerin yanında heybetli olursun. 6.havvası budurki Bir akarsuyu yoğurt kıvamına getirisin veya insan gibi konuşturursun. FIq2nm. CİN süresini, yedi kere okuyan kimse nazarlardan , cin ve şeytan şerrinden , fena sözlerden emin olur. Küçük çocuklarda, her türlü kötü hallerden ÜMMÜ SIBYAN denilen manevi hastalıktan korunur. Bu mübarek sûre, "El-Araf" sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur Yirmisekiz ayet, ikiyüz seksenbeş kelime ve yediyüzellidokuz harften "elif" Kur'an-ı Kerim'i dinlemiş, ona îman etmiş olduklarını bildirdiği için kendisine böyle "Cin sûresi" adı verilmiştir. Diğer bir adı ise “kul uhiye” dir. Bu cinlerin adetleri ve isimleri hakkında bir çok rivayetler vardır. Mevzu uzayacağından bu rivayetlere sûresi, istiğfarın ehemmiyetini, semâlara ait âyetleri ve inkarcıların suda boğulmak sureti ile cezaya uğramış olduklarını bildirdiği gibi bu cin sûresi de doğruluğun mükâfatını, semâya dair âyet ve Cenab-ı Hak'ka ve O'nun Resulüne isyan edenlerin ateş azabına uğrayacaklarını beyan ettiği için aralarında mühim bir irtibat vardır. Bu sûresinin başlıca içeriği şunlardır 1. Kur'an-ı Kerim'i dinlemiş olan Cinlerin dinî hakikatlere dair sözlerini nakletmek. 2. Cinlerin göklere yükselerek bir takım haberleri öğrenmelerine meydan verilmeyip alev hüzmeleriyle men edilip kovulduklarına ve Cinlerin mü'mîn ve kâfir kısımlarına ayrıldıklarına işaret etmek. 3. Resûl-i Ekrem'in vazifesini, selâhiyet alanını ve Cenab-ı Hak bildirmedikçe gayba ait şeyleri ve kıyametin kopma vaktini bilmediğini beyan etmek. 4. Allâh-ü Teâlâ'ya ve Yüce Peygamberine âsî olanların cehennem azabına uğrayacağını ve yardımlarından mahrum bulunacaklarını ihtar etmek. İbn Abbas göre, Hz. Peygamber cinleri görmemiştir. İbn Abbas şöyle der "Cinler, Hz. İsa ile, Hz. Muhammed arasındaki fetret döneminde peygambersiz dönemde, göğe yöneliyor ve göğün haberlerini meleklerin muhaberelerini dinliyor, bu haberleri kâhinlere ulaştırıyorlardı. Allah Teâlâ, Hz. Peygamber peygamber olarak gönderince, gök korunmaya alındı. Böylece de şeytanlar cinler ile gök haberleri arasına engel konuldu. Şihablar alevler, onların üzerine atıldı. Bunlar da İblise gidip, bu durumu haber verdiler. Bunun üzerine İblis, "Bunun mutlaka bir sebebi vardır, olmalı. Dolayısıyla sizler, yeryüzünün doğusunu-batısını her yerini karış karış gezip, bu sebebi bulmaya çalışın" dedi. Bunun üzerine o araştırıcılardan bir gurup, Tihâme'ye geldiler ve Ukaz panayırında Hz. Peygamber ashabına sabah namazını kıldırırken buldular. Okuduğu Kur'ân'ı duyunca dinlemeye başladılar ve "İşte, vallahi, sizinle göğün haberleri arasına girip, sizi engellemeye sebep olan şey budur" dediler. Oradan kavimlerine dönerek, "Ey kavmimiz, gerçekten hayranlık veren bir Kur'ân dinledik" dediler. Allah Teâlâ da Hz. Peygamber bu gaybî durumu haber verdi ve "De ki Bana şu hakikatler vahyolundu..." buyurdu." İbn Abbas sözüne devamla şöyle der "İşte bunda, Hz. Peygamber cinleri görmediğine dair delil var. Çünkü eğer o onlan görmüş olsaydı, bu hadisenin öğrenilmesini vahye nisbet etmezdi. Zira varlığı bizzat müşahede edilerek bilinen şeyin isbatt, vahye dayandırılamaz İbn Mes'ud göre, Hz. Peygamber Kur'ân okuması ve onları İslâm'a davet etmesi için, cinlere gitmesi emrolunmuştu. Nitekim İbn Mes'ûd Hz. Peygamber "Cinlere Kur'ân okumakla emrolundum. Kim benimle beraber gelmek isterse gelsin" dediğini, bunun üzerine, ashabın ses çıkartmadığını; daha sonra, Hz. Peygamber bunu ikinci kez söylediğini; fakat ashabın yine sustuğunu; sonra üçüncü kez söylediğinde, kendisinin, "Ey Allah'ın Resulü, seninle beraber ben gelirim" dediğini; bunun üzerine Hz. Peygamber "O halde, haydi" dediğini; böylece İbn Ebî Dübb mahallesindeki Hacun dağına geldiklerini; orada Hz. Peygamber kendisinin önü sıra bir çizgi çekip, "Sakın bundan ileri geçme" deyip, Hacûn dağına doğru çekip gittiğini; derken o cinlerin Hz. Peygamber yanına, tıpkı küçük deve yavruları gibi süratlice koştuklarını; adeta bedenleri büyük, basları küçük erkekler olduklarını; aynen kadınlar gibi def çaldıklarını; bu şekilde Hz. Peygamber etrafını sardıklarını; dolayısıyla Hz. Peygamber göremez olduğunu; görmek için ayağa kalkınca da, Hz. Peygamber ona eliyle "otur" diye işaret ettiğini; sonra da gittikçe yükselen bir sesle Kur'ân okuduğunu; o cinlerin de yere adeta yapıştıklarını; kendisinin onların seslerini duyup, kendilerini görmediklerini anlatmıştır. Cin süresinin fazileti Bir başka rivayette de, o cinler, Hz. Peygamber "sen nesin?" demişler de, Hz. Peygamber "Ben Allah'ın nebîsiyim" deyince, "Bu konuda şahidin kim?" dediklerinde, Hz. Peygamber "şu ağaç" demiş ve "Ey ağaç gel" emrini verince, ağacın dalı budağı ile çok aşın bir ses çıkararak gelip, Hz. Peygamber huzurunda durmuş. Bunun üzerine, Hz. Peygamber ona, "Bana ne diye şahadet edersin?" deyince, ağaç, "Ben senin Allah'ın resulü olduğuna şehadet ederim" demiş, Hz. Peygamber de, "Artık yerine git" demiş. Ağaç, geldiği gibi gidip eski halini almış. İbn Mes'ûd şöyle devam eder "Hz. Peygamber yanıma gelince, "Yanıma gelmek istemiştim" dedi. Ben de, "Evet, ey Allah'ın Resulü" dedim. Bu senin için uygun olmazdı. Onlar cinlerdi, Kur'ân dinlemeye gelmişlerdi. Sonra da kavimlerine inzarcılar davetciler olarak dönüp gittiler. Benden yiyecek belirlememi istediler. Ben de yiyecek olarak onlara, kemikleri belirledim. Binâenaleyh artık hiç kimse, kemiklerle temizlenmeye taharet yapmaya kalkışmasın. Bu iki farklı gibi gözüken rivayetler hakkında alimler demişlerdir ki 1 Belki de İbn Abbas bahsettiği, meselenin başlangıcından, bu konuda ilk hadisedir. Böylece Allah Teâlâ ona bu sûreyi vahyetmiş; daha sonra da İbn Mes'ûd rivayet ettiği gibi, gidip cinlere Kur'ân okumasını emretmiştir. 2 Cinlerle karşılaşma hadisesinin tek bir defa olduğu kabul edilse bile, Hz. Peygamber onlara gitmek ve Kur'ân okumakla emrolunmuştur. Fakat o, ne diyeceğini ve ne yapacağını bilmemektedir. Bunun üzerine Hak Teâlâ, ne diyeceğini ve ne yapacağını vahyetmiştir. Bütün bunlar ihtimal dahilinde İken, bu rivayetleri yalanlamak imkansızdır Tefsiri Kebir Fahrettin razi Übeyy bin Kaabın rivayetine göre Rasûlullah şöyle buyurdu "Kim Cinn Sûresini okursa, Allah ona, bütün insanların, cinlerin ve şeytânların sayısınca sevab ihsan eder.Ebu’l-Leys Semerkandi, Tefsiru’l Kur’an Cin Surenin bazı Özellikleri ve faydaları 1-Cin suresi Göz, sara, sıtma ve evham için 7 kere okunur 2-Bu sure bir yerde okunursa orada bulunan cinlerin kaçmasına sebep olur. 3-Bu sure bir zalime veya zorbaya karşı okunursa zararlarından korunmuş olur. 4-Cin süresini bir mal veya meta üzerine okunursa her türlü afetten muhafaza olunur. Ayrıca saklanacak bir şeye de okunsa kimse bulamaz. 5-Hapse düşen biri bu sureyi okumaya devam ederse en kısa zamanda kurtulur. 6-Esir düşen biri okumaya devam ederse sağ salim kurtulup ailesine döner. 7-Suya fatiha, ayetel kürsi, cin suresinden beş ayet okuyup sonra sara nöbeti esnasında saralının yüzüne serpilse şifadır. 8-Ümmi Sübyan için Lev enzelnayı Haşr suresisonuna kadar, cin suresi şedada’ya 1-4 ayetler kadar yazılıp nushası taşısa şifa bulur 9-Cinni ve saralı olanlara Ayetelkürsi Cin suresi 1-15 Saffat 1-10 İbrahim 97,98-116 Felak Nas sureleri 7 gün okunsa şifadır. 10-Gayb bilgisini artırmak için bu surenin 26-28 ayetlerini müstakil olarak veya diğer gaybi ayetlerle beraber devamlı okunması kişinin gaybi bilgisini artırır. 11-Define olduğu şüphe edilen yerde Allah rızası için iki rekat namaz kılıp Fatihalardan sonra 24 adet İhlas suresi okuyup namaz bitince 7 Cin suresi okunup yatılsa definenin olduğu yer rüyada gösterilir. Bunu define olduğu şüphe edilen yerde yapmak lazımdır eğer yapılamazsa o zaman şüphe edilen yerden biraz toprak alıp mendile sarıp evinde bu istihareyi yapıp topraklı mendili başının altına koyarsa yine maksat hasıl olur. 12-Sara ve cin rahatsızlığında hastanın başından topuğuna kadar beyaz bir ip ölçülür ve o ipe bu sure 41 defa okunur ve ilk yedi okumada ipe yedi düğüm atılır o ipi hasta boynunda taşırsa Allahın izniyle bir daha rahatsız olmaz. 13-Yine cinni rahatsızlıklarda hastanın kriz anında bu sureyi okumaya başlayıp hastanın baktığı taraflara doğru üfleyerek okumayı bitirirseniz biiznillah şifa bulur. Cinni rahatsızlıkların bazılarında hasta okuma yapılmaya başlandığında sağa sola belli yerlere doğru bakmaya başlar onun baktığı cihete üfleyin her cihet değiştikçe sizde okuma peşinden o cihete okursunuz cinler orayı terk etmek zorunda kalırlar bu cinni rahatsızlık için okunan her ayet için geçerlidir önemli olan hastanın vereceği tepkidir eğer anlattığım gibi bir tepki verirse bu şekilde okumalar yapılır. 14-Bu surenin de hadimi Ebu Yusufla ki Efendimizi görüp iman eden cinlerden biridir irtibat için riyazeti vardır. Ama bu bilgiyi sakıncalarından dolayı paylaşmıyoruz. Bu arada bazı havas eserlerinde riyazeti bu surenin eksik verilmiştir. 15-Bu sureyle yapılan celp ve muhabbet uygulamaları da vardır ama uygun görmediğimizden yazmıyoruz. 16- Bu surenin 8-10 ayeti fal, mendel vs. bakım yapanların yanında felak ve nas ile okunsa kişi bakımını yapamaz. 17- Bu surenin maişet sıkıntılarında da faydası vardır hadimi ile irtibata geçilmiş olsa bütün maddi ihtiyacını temin ederler. Bununla alakalı rivayetler mevcuttur. 18- Bu sureyle genelde yapılabilecek sihir ve büyülere gelince ki toplam 28 ayetine karşılık büyülerdir yani her ayetiyle büyü yapılabilecek surelerdendir ama kısaca toparlayacak olursak yapılabilecek büyüleri şunlardır. 1- dileklerin hepsi kişiden uzak olsun binada ailesinde akrabalarında her yerde insanlar kişinin düşmanı olsun, bütün dostları kişinin zamanla etrafından uzaklaşır. 2- Kazancının hiç bereketini kişi görmesin öyle ki her girdiği işte karlı bile olsa bu zarar etsin iyiliği dokunduğu kimseler bile buna ticarette ve normal zamanda kötülük etsin. 3- Karısı evlatları evde daima huzursuz olsun hanede bereket olmasın daima kavga olsun. O hane daima karanlıkta kalsın. Eşi onunla olmasın olmaya her girdiğinde yatakta kavgalar çıksın. Bu büyünün etkisiyle Ta ki kişinin eklemlerine varıncaya kadar hastalıklar çıksın doktorlar çare bulamasın. 4- Mezara düşene kadar bereketsizlikler sıkıntılar ve belalar senden hiç eksik olmasın. Kişinin soyundan gelen herkes ona düşman olsun. Kısaca toparlamaya çalıştığım bu olaylar birilerinde varsa cin suresiyle o şahsa yapılan büyüler var demektir. Bunların çoğu haneye veya yakın yerlere serpilme, sürülme veya gömülme yoluyla yapılan büyülerdir gömülme yoluyla yapılanlar başka yerlerde hatta mezarlarda da gömülerek yapılabilirler. Bu tarz büyülerin çözümü için kişi her namazın akabinde cünnetül esmalarını ferdün hayyul kayyum guddusün hakemün adlün 19 kere sihir ve büyü ayetleriyle beraber okuyacak mesela ferdün hayyul kayyum guddusün hakemün adlün ve min şerrin neffasati fil ugad. Gibi ama en güzeli kuranda ki sihir ve büyü ayetlerinin tamamını okumaktır. Ayrıca takva olan birisine 41 yasin 72 fatiha 313 ayetelkürsi 7 tekvir 7 tarık 21 zilzal 21 ihlas felak ve nası suya okutup o suyu bütün aile 21 gün içip 9 ncu gün o sudan bir miktar alarak bütün bireyler gusul alıp 21 gün tamam olana kadar suyu içmeye devam edilecek ayrıca eğer hane önüne sürülme vs. şeklinde büyü tesbit edilmişse o sudan oralarda ayetelkürsi okunarak serpilecek. Aile bireyleri hepsi sabah ve akşam 21 ayetelkürsi ihlas felak ve nası okumaya devam edecekler. Ayrıca ev içerisinde özellikle bu 21 günlük sürede yasin tekvir Tarık zilzal sureleri o hanede okunmalıdır mesela bilgisayarları varsa açsınlar bu sureleri dinlesinler günde iki defa okunsa yeterlidir gündüz ve akşam birer sefer dinlense kafidir. Bu anlatılanlara tam riayet edilirse inşallah bu sureyle yapılan büyüden alem musallatına maruz kalanlar için çok etkilidir Tweet Paylaş Yeni Mesaj Var Hit Konuya Yeni Mesaj Yazılmış Yeni Mesaj Yok Hit Konuya Yeni Mesaj Yazılmamış Konu Kapatılmıştır Yetkileriniz Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok BB code is Açık Smileler Açık [IMG] Kodları Açık HTML-Kodu Kapalı Forum Rules made by SimpleGFXTüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman 0238. Powered by vBulletin Version kapalıCopyright ©2000 - 2022, Jelsoft Enterprises Ltd. Search Engine Optimization by vBSEO Bismillahirrahmanirrahim. •Elem tera keyfe fe'ale rabbüke biashabilfil •Elem yec'al keydehüm fi tadlil •Ve ersele aleyhim tayran ebabil •Termihim bihicaratin min siccil •Fece'alehüm ke'asfin me'kulAnlamı Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle •Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine! •Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? •Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı. •Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı. •Derken onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi. Fil Suresi Tefsiri Fil suresi Mekke’de nazil olmuş ve beş ayetten oluşmaktadır. Peygamber Efendi’mizin doğumundan elli gün önce meydana gelen Fil vakasından bahsettiği için bu ismi almıştır. Fil Suresinin Tefsiri 1 Ey Habibim! Görmedin mi, yani görmüş gibi bilmedin mi? Yani elbette Rabbinin fil sahiplerine, Kabe’yi Muazzama’yı yıkmak isteyen o zalim kavme neler yaptığını Allah-u Teala’nın bildirmesi ile bildin. 2 O kudreti sonsuz olan Alemlerin Rabbi, o fil sahiplerinin kurdukları tuzağa, onların Kabe hakkında aldıkları yıkma kararını bozgunluk içinde bırakmadın mı? 3 Evet, Allah-u Teala o fil sahiplerini cezalandırmak için onların üzerlerine bölük bölük kuşlar Ebabil kuşları gönderdi. 4 O kuşlar onların üzerine ’siccilden’’pişmiş tuğladan yapılmış taşlar atıyorlardı. Herhangi birinin başına isabet eden taş parçası, o kimsenin ayağından çıkarak öldürüyor veya bir hastalığa uğratarak helakine sebep veriyordu. 5 Allah-u Teala Kabe’ye düşmanlık gösteren o hain topluluğu yenilip çiğnenmiş ekinler gibi kıldı. Hepsi de kutsal değerlere düşmanlığın sonucunda darmadağın olarak Allah-u Teala’nın kahrına uğramış •Fil suresini düşmanlarına karşı 3, 5, 7 kez okuyan kişi, düşmanlarını yenerek mağlup eder. •Fil suresi akşam namazı ve yatsı namazı aralığında 250 defa okursa hasımlarını def eder. •Fil suresini akşam namazı ve yatsı namazı arasında 1000 defa okuyan kişinin, bütün dilekleri gerçekleşir ve her ne muradı varsa ona kavuşur. •Fil suresi savaş sırasında okunursa zafer ve galibiyete sebeptir. •Fil suresini bir kimse düşmanının yüzüne karşı okursa düşmanının perişan olmasına nedendir. •Fil suresi zalim bir insanın yanına giderken okunursa zalim kişinin düşmanlığından ve kötülüğünden emin olunarak korunur. •Fil suresi her gün sürekli olarak sabah namazının farzında veya sünnetinde Fatiha ile birlikte her iki rekatında okuyan kişi düşmanlarının şerrinden korunur ve emin olur. •Fil Suresi bir kiremit parçası üzerine yazılır ve intikam için o haneye gömülürse, o hane sahipleri huzursuz olur. Fil Suresinde bahsedilen olayın hikayesi Habeşliler, Yemen’i ele geçirince Ebrehe adındaki komutan buranın valisi olmuştu. O da diğer Habeşliler gibi Hıristiyan’dı. Arabistan’ı yakından tanıdı. İdaresindeki halkın Hac ve ziyaret için Mekke’ye gittiklerini ve Kâbe’ye hürmet ettiklerini müşahede etti. Kâbe’nin itibarını azaltmak ve itibar kazanarak halkı kendisine meylettirmek için ondan daha cazip ve görkemli bir kilise yapmaya karar verdi. Habeş kralının da yardımı ile kısa sürede San’a şehrine görkemli bir kilise yaptı. Kulleys adını verdiği bu kiliseyi altınlar ve gümüşler ile süsledi. Çevreye haber göndererek halkı Kâbe yerine Kulleys’i ziyaret etmeye çağırdıysa da bu çağrı kabul görmedi. Hatta bir gece Kulleys’e gizlice giren bir adam hakaret olsun diye kilisenin içine pisledi. Bu duruma son derece öfkelen Ebrehe, Kâbe’yi yakmaya ve taş üstünde taş bırakmamaya yemin etti. Ebrehe atmış bin kişilik kalabalık bir ordu ile Mekke’ye doğru yola çıktı. Taif’e geldiği zaman adamlarının bir kaçını keşif için ileri gönderdi. Onlarda Mekkelilere ait hayvan sürülerini önlerine katıp getirdiler. Bu hayvanlar arasında Peygamber Efendi’mizin dedesi olan Abdülmüttalib’in de iki yüz devesi bulunuyordu. Abdülmuttalib yanına birkaç kişi alarak doruca Ebrehe’ye gitti. Gelen kişinin boylu poslu, iri yapılı, heybetli bir olduğunu gören Ebrehe, ona büyük hürmet gösterdi. Ebrehe tercümanı aracılığı ile Abdülmuttalib’e sordu. ’Ne için geldin?’’ Abdülmuttalib develeri için geldiğini bildirince Ebrehe ’Ben de seni büyük bir zat sanmıştım. Senin dinine ve ceddine ait olan Kabe’yi yıkmaya gelmişken, sen develerden bahsediyorsun dedi’’ Abdülmuttalib ’Ben develerin sahibiyim. Develeri isterim. Kâbe’nin sahibi var. Onu koruyacak olan odur cevabını verdi.’’ Ebrehe ’Bana karşı onu koruyacak olan kimse yok’’ deyince Abdülmuttalib ’Orası beni ilgilendirmez. İşte sen, işte o!’’dedi. Bu konuşmadan sonra Ebrehe develerin verilmesini emretti. Abdülmuttalib develerin alıp Mekke’ye geri döndü. Başına toplanan ahaliye ’Bu evin sahibi onu korur korkmayınız’’ diye teselli verdi ve halka dağlara çıkmasını emretti. Kendisi de Kâbe’ye gidip şöyle dua etti ’Allah’ım! Kul malını, evini, ehlini korur. Sen de bu evini, kendi ehlini haçlı ordusuna karşı koru. Onların haçlı kuvvetleri Sen’in kuvvetine asla galip gelemeyecektir. Onlar cahilliklerinden Sen’in haremine karşı yürüdüler, Sen’in büyüklüğünü düşünemediler.’’ Abdülmuttalib bu şekilde Allah-u Teala’ya ağladı. Sonra dağa çekilip Hıristiyan Habeş ordusunun akıbetini beklemeye başladılar. Ebrehe, 17 Muharrem Pazar günü sabahı ordusunu düzenleyip askerin önüne Mahmud adı verilen meşhur fili koyarak Mekke’ye doğru yürümeye başladı. Mekke’ye yaklaşıp içeri girmeye hazırlanırken o meşhur fil aniden çöküverdi. Ne yaptılarsa fili yerinden kaldıramadılar. Filin yönü başka tarafa çevrilince koşarak o tarafa gidiyor, fakat Mekke’ye çevrilince yere çöküyordu. Onlar fille çekişmekte iken deniz tarafından aniden çıkan Ebabil kuşlarının hücumuna uğradılar. Dağ kırlangıçları adı verilen bu hayvanlar, ağızlarında bir tane ve ayaklarında iki tane olmak üzere mercimekten büyük, nohuttan küçük kızgın taşlar yüklenmişlerdi. Kibirli Ebrehe ve kalabalık ordusu, büyük bir paniğe kapılmış, bir o yana bir bu yana kaçışmaya başlamışlardı. Habeş ordusunun çoğunluğu, üzerlerine düşen kızgın taşlardan helak olmuşlardı. Düşe kalka Yemen’e varanlarda çok geçmeden orada ölüyorlardı. Ebrehe ise yaralanmış, vücudu parça parça dökülmeye başlamıştı. O halde bir ibret olmak üzere Yemen’e varmış ve sonunda bedeni küçücük kalmış, kalbi parçalanarak can vermişti. Meşhur fil sağ kalmıştı. Fakat gözü görmüyor, ayakları tutmuyordu. Habeş ordusundan kalan cenaze artıkları, Allah-u Teala tarafından gönderilen bir sel ile temizlenmişti. Araplar, bu hadisenin meydana geldiği seneye ’Fil Senesi’’ adını verdiler. Panelden Bileşen Giriniz.

fil suresinin havas ve esrarı