🕛 Halis Niyet Ile Ilgili Sözler
İslâm’da ameller niyete göre değer kazanır; bir işi yapmaya kalbin karar vermesi ise halis niyettir. Niyet, ancak sahibinin açıklaması veya onu eyleme dökmesiyle belli olur. Bir iş ya kalble, ya dille veya diğer organlarla yapılır. Kalble yapılan işler, niyet ve düşüncelerdir. Dille yapılanlar konuşmalardır.
Ebediolan cennet, dünyadaki bir kaç günlük amelin değil halis niyetlerin karşılığıdır. Kısa Dini Sözler Ebedi , Cennet , Dünya , Bir kaç , Günlük , Amel , Halis , Niyet , Karşılık
İnsan, işlediği cüzi bir ameli niyet ile küllileştirebilir. Namazda, “ancak sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz,” demekle niyetimizi küllileştirmiş oluyoruz. Bu âyeti okurken bütün müminleri niyet edebiliriz. Yahut vücudumuzda vazife gören bütün hücrelerimizi, bütün organ ve duygularımızı kastedebiliriz.
Hayır dile komşuna, hayır gele başına. 29 Ağustos 2011. 24 Nisan 2011 Yazarı: admin. Kim başkaları için iyi niyet besler, iyilik diler, hayır isterse, başkaları da onun için aynı şeyleri düşünür. Kural o ki, iyilik ve kötülük karşılıklıdır. İyilik isteyen iyilik bulur, kötülük isteyen de kötülük.
Siteile açıklamyı buraya yazın en fazla 150 harf. Son Durak Sözleri. Home › arzu sözleri › Başarı Sözleri › Niyet İle İlgili Sözler
ArtNiyet İle İlgili Sözler. Bu Pini ve daha fazlasını Zehra Drk tarafından oluşturulan Özlü sözler panosunda bulabilirsiniz.
AZİMVE KARARLILIK İLGİLİ SÖZLER. Bir adam bir şey için kendini adarsa, dünyadaki en büyük gücü arkasına alır. Bu yüreğinin gücüdür. Kendini adarsa, hiçbirşey onu başarısından alıkoyamaz. Vincent Brown. Fazla ileriye bakmak bir hatadır. Bir anda, sadece zincirin bir halkasıyla ilgilenebilirsin. Winston Churchill.
DUALAR-24 (SİHİR VE KÖTÜLÜKLERDEN KORUNMAK) Cevşen'i Kebir'deki dua ve yakarışlardan olan bu duayı kim halis bir niyet için, nefsi sadıkla 70 defa okursa sihir ve kötülüklerden kurtulur Allah'ın izniyle. Ya men la ya'tedi ala ehli memleketihi. Subhaneke ya ilahe illa ente el-gavsa el-gavsa hallisna Mine'n-nar.
Birbirindengüzel art niyet ile ilgili sözler için sizlerde hoşunuza gidenleri arkadaşlarınıza göndererek onları da art niyet ile ilgili sözlere yazımızdan haberdar edebilirsiniz. Beğendiğiniz art niyet ile ilgili sözler i sevdiklerinize göndererek onlarında paylaşmasını ve haberleri olmasını sağlayabilirsiniz.
NuN. Niyet ile ilgili sözler. Niyet sözleri. Gücünüzü aşan niyetler geliştirirseniz, dışarıdaki güçler etki alanınıza girecektir. Muhammed Bozdağ. Her eylem bir tohumdur, onun programını suretindeki ihtişamında değil, özündeki niyetinde arayacaksınız. Muhammed Bozdağ. Niyetlerimiz kontrol edemezsek, hayatımızı
Yeni en güzel niyet ile ilgili sözleri yazımızın devamına giderek ulaşabilir ve paylaşabilirsiniz. Siz değerli ziyaretçilerimiz için, her zaman en iyi niyet ile ilgili sözleri hazırlamaktayız. 2021 niyet ile ilgili sözler için sayfamızdan beğendiklerinizi size özel olarak kullanabilir ve sevdiğiniz insanlara gönderebilirsiniz.
Her anlamlı ve damar sözlerin yer aldığı bu güzel sözler sitesinde iyi niyet ile ilgili sözler hazır ettik. Bu güzel sözler sayfasında yer alan bu iyi niyet sözlerini kısa mesajla gönder ya da sosyal medyada paylaş tercih senin ne yapmak istersen onu yap.
sp9I4ET. İslam’da doğru sözlü olmanın önemi nedir? Doğru sözlülük sıdk ile ilgili ayet ve hadisler nelerdir?Doğru sözlülük sıdk ile ilgili ayet ve hadisler ve açıklamaları DOĞRU SÖZLÜLÜK SIDK İLE İLGİLİ AYETLER “Ey inananlar! Allah’a karşı saygılı olun ve özü-sözü doğru olanlarla beraber bulunun.” Tevbe sûresi, 119 Âyet-i kerîme, Tebük Savaşı’na katılmayan fakat sonra tövbeleri kabul buyurulan üç sahâbî ile ilgili âyetlerden hemen sonra gelmektedir. Müslümanları, imanlarında, verdikleri sözlerinde ve dinlerinde, gerek niyet, gerek söz, gerekse davranış bakımından dürüst kimselerle birlikte olmaya çağırmaktadır. Sıdk, sözde ve özde doğruluk demektir. “Sâdıklar” bu âyette, -önü sonu dikkate alınınca- öncelikle “Hz. Peygamber ve ashâbı” anlamına gelmektedir. Muhammed -aleyhisselâm- ve ashâbının yolunu izlemeye gayret eden has müslümanlarla beraber olmak, kulun Allah saygısını arttıracak ve dolayısıyla ona dünya-âhiret mutluluğunu kazandıracaktır. “Doğrularla beraber olmak”, netice itibâriyle “doğruya destek vermek” demektir. *** “Doğru sözlü, doğru özlü erkek ve kadınlara Allah, bağışlanma ve büyük ecir hazırlamıştır.” Ahzâb sûresi, 35 Âyet, özünde, sözünde ve işinde doğru olmanın iki önemli neticesini açıklamaktadır Geçmişteki hataların bağışlanması mağfiret .. Gelecekte büyük ecir mükâfat... Bu, geçmişi ve geleceğiyle en büyük güvenceye sahip olmak demektir. *** “Allah’a karşı dürüst ve samimi davransalardı, elbette kendileri için çok daha iyi olurdu.” Muhammed sûresi, 21 Hicretten sonra Medine’de Müslümanlar güçlenmeye başlayınca içlerinden bir kısmı, “düşmanla harbetmeye izin verilse, bu konuda bir âyet gelse” diye temennide bulunmuşlardı. Savaşa izin verilince “kalplerinde hastalık bulunan” münâfıklar böyle bir durumu kendileri istememişler gibi baygın baygın bakakalmışlardı. Halbuki onlara düşen itaat etmekten ibâret idi. Çünkü bunu kendileri istemişlerdi. Durum kesinleştikten sonra Allah’a karşı dürüst ve samimi davranmak, herkesten önce kendileri için hayırlı ve iyi olacaktı. Dürüstlük özellikle önceden temenni edilen şeylerin bedeline katlanmakla isbat edilebilir. Faydasını da ancak bu bedeli ödemeye hazır olanlar görür. Müslümana özünde, sözünde ve işinde dürüst olmak yaraşır. DOĞRU SÖZLÜLÜK SIDK İLE İLGİLİ HADİSLER “Şüphesiz ki Sözde ve İşte Doğruluk Hayra ve Üstün İyiliğe Yöneltir” Hadisi Abdullah İbni Mes’ud radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu “Şüphesiz ki sözde ve işte doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk doğrucu diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya fücûr sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı kezzâb diye yazılır.” Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 80; Tirmizi, Birr 46; İbni Mâce, Mukaddime 7; Duâ 5 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Sıdk, sözünde ve işinde dürüst olmaktır. Kizb ise, bunun tam aksi davranmaktır. Birr, bütün hayr ve iyilikleri ihtivâ eder. Fücûr ise, kötülüğe meyl ve muhabbet etmek, yoldan çı+kmak demek olup her çeşit şer ve fesâdı ifade eder. Sıddîk, doğruculuğu; kezzâb yalancılığı âdet edinmiş kişi demektir. Her iki kelime de mübâlağa ifâde etmektedir. Dürüstlük, üstün iyilik demek olan birr’e; birr ise, cennet’e uzanan bir çizgidir. Sözünde ve işinde doğru olmaya gayret edenler, Nisâ sûresi’nin 69. âyetinde belirtildiği üzere, peygamberlikten sonraki en yüksek mertebeye sıddîkıyet ereceklerdir. Doğruluğu âdet edinmenin yolunu yüce Allah Tevbe sûresi’nin 119. âyetinde, “Ey iman edenler! Allah’a karşı saygılı bulunun ve sâdıklarla beraber olun” fermânıyla göstermektedir. Yalan ve yalancılık her türlü kötülüğün başı olan fücûra sebep olacaktır. Fücûr ise cehenneme götürür. Yalancılığı âdet edinenler Allah katında kezzâb diye tescil edilecektir. Bu önemli bir tesbit ve büyük bir uyarıdır. Bu demektir ki, sahteciliğin İslâm’da yeri yoktur. Hadisin Müslim’deki rivayetlerinde doğruluğu düstur edinenlerin sıddîk, yalancılığı meslek edinenlerin ise kezzâb diye yazıldığı kaydedilmektedir. Bu kayıt, hadisteki teşvik ve tehdidin, bilerek ve isteyerek doğrunun veya yalanın peşine düşenlere yönelik olduğunu göstermektedir. O halde daima doğruyu aramak, doğru söylemek gerekmekte, yalana ve yalancılığa asla müsâmaha göstermemek lâzım gelmektedir. Zira alışkanlıklar, bilinçsiz hoşgörüler sonucu oluşurlar. Hadisten Öğrendiklerimiz Her hayrın sebebi olan doğruluk teşvik edilmekte, her kötülüğün sebebi olan yalandan uzak kalınması istenmektedir. Mükâfat ve cezâ, kulun yaptığı iyi ve kötü amellere göre söz konusu olur. Doğrularla beraber olmak insanda “takvâ” duygusunu geliştirir. “Şüpheliyi Bırak, Şüphe Vermeyene Bak” Hadisi Ebû Muhammed Hasan İbni Ali İbni Ebû Tâlib radıyallahu anhümâ şöyle dedi Ben Resûlullah’tan -sallallahu aleyhi ve sellem- “Şüpheliyi bırak, şüphe vermeyene bak. Zira gönül, sözde ve işde doğrudan huzur, yalandan kuşku duyar” buyurduğunu belledim. Tirmizî, Kıyâmet 60 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Ahmed İbni Hanbel’in Müsned’inde yer alan rivayete göre Hz. Hasan’a, “Hatırında Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den ezberlediğin neler var?” diye sormuşlar. O verdiği cevapta bu hadîs-i şerîfi de zikretmiştir. Bu hadis, genel bir kural olarak “şüphe veren şeyi şüphe vermeyenle değiştirmeyi” öğütlemektedir. Şüphe veren ile vermeyeni tayin işinde ölçü, Müslümanın gönlüdür. Çünkü kalp, doğrudan tatmin, yalandan tedirgin olur. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den zayıf bir sened ile rivayet edilen bir başka hadiste - Bir şeyin bana şüphe verip vermediğini nasıl anlayabilirim? diyen kişiye Hz. Peygamber şu tavsiyede bulunmuştur - “Elini kalbinin üzerine koy. Çünkü kalp haramdan irkilir ve çırpınır, helalden de sükûn ve huzur bulur” Heysemî, Mecme’u’z-zevâid, X, 294. Eli kalp üzerine koyup kalp atışlarını dinlemek, günümüzdeki “yalan makinası” uygulamasını andıran psikoljik bir yöntemdir. Diğer taraftan, iman kesinlik yakîn ister. İmandan kaynaklanan söz ve davranışların da doğru ve kesin olması gerekir. Kuşkulu ve tereddütlü işler yapmak, yasak bölge yakınında gezinmektir. Her an harama düşme tehlikesi ile başbaşa olmak demektir.. Oysa “Korkulu rüya görmektense uyanık durmak yeğdir.” Şüpheli şeyleri terketmek, bir çok sıkıntıdan peşinen kurtulmak demektir. Helâl ve haram şuuru, şüphelilere karşı gösterilecek dikkatli tavırlarla canlı tutulabilir. Özellikle haram sınırlarının hızla yok edildiği günümüzde bu konu daha bir nezâket ve ehemmiyet kazanmıştır. Şüphelileri terketmek, müslümanı günah işlemiş olma ihtimalinin kahredici endişesinden kurtaracaktır. Hadisten Öğrendiklerimiz Şüphelilerden uzak durup helâl olanlara yönelmek gerekir. Harama düşmekten korunmak böylece sağlanmış olur. İnsan “içine sinmeyen” veya “ içinin ısınmadığı” konulardan uzak kalmalıdır. Gönül yatkınlığı herkes için özel ölçüdür. “Müftiler fetvâ verse de sen gönlüne bak!” Ahmed İbni Hanbel, Müsned IV, 194 hadîs-i şerîfi daima ölçü alınmalıdır. Allah saygısı ile dolu olan müslümanlar, büyük günahlara düşme endişesi ile küçük günahlardan uzak dururlar. Ebu Süfyan ve Herakliyus Hadisi Ebû Süfyân Sahr İbni Harb radıyallahu anh, Bizans Kralı Herakliyus ile aralarında geçen uzun konuşmayı naklederken şöyle dedi Herakliyus - O peygamber olduğunu söyleyen adam size neleri emrediyor? diye sordu. Ben de - Sadece Allah’a kulluk ediniz, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Atalarınızın iman ettiklerini söyledikleri şeyleri terk ediniz, diyor ve bize namaz kılmayı, sözde ve işte doğruluğu, iffetli yaşamayı ve akraba ile ilgilenmeyi emrediyor, dedim. Buhârî, Bed’u’l-vahy 6, Salât 1, Sadakât 28; Müslim, Cihâd 74 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Hudeybiye antlaşmasından sonra Hz. Peygamber çevredeki yöneticilere İslâm’a davet mektupları yazmıştır. Bu mektuplardan birini de Bizans kralı Herakliyus’a göndermiştir. Mektup, o sırada Kudüs’te bulunan Herakliyus’un ilgisini çekmiş, durumu soruşturmak istemiş ve ticâret maksadıyla Şam’a gitmekte olan Mekkelileri sarayına getirtmiştir. Ebû Süfyân’ı muhatap alarak ona Hz. Peygamber ile ilgili sorular sormuştur. İşte bu sorulardan birini hadisimizde bulmaktayız. Ebû Süfyân’ın cevabında Hz. Peygamber’in, namaz kılmayı, söz ve fiilde doğruluğu emrettiğini söylemesi, doğruluğun ta baştan beri Peygamberimiz tarafından tavsiye edilen bir meziyet olduğunu göstermektedir. Sözde ve işte doğru olmak, peygamberlerin ortak daveti ve müşterek özellikleridir. Her peygamber ümmetinden doğru olmalarını istemiştir. Bizzat Hz. Peygamber de peygamber olmadan önce bile Araplar arasında “emin güvenilir, doğru kişi” olarak bilinirdi. Hadisten Öğrendiklerimiz Hz. Peygamber’in doğruluğunu düşmanları bile kabul ve takdir etmek zorunda kalmışlardır. Doğruluk ve eminlik peygamberlerin ortak özelliklerindendir. “Bütün Kalbiyle Şehit Olmayı İsteyen Kişiyi Allah, Yatağında Ölse Bile, Şehitler Mertebesine Ulaştırır” Hadisi Ebû Sâbit, Ebû Saîd ve Ebû Velîd künyeleriyle tanınan ve Bedir mücâhidlerinden olan Sehl İbni Huneyf radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Bütün kalbiyle şehid olmayı isteyen kişiyi Allah, yatağında ölse bile, şehidler mertebesine ulaştırır.” Müslim, İmâre 157. Ayrıca bk. İbni Mâce, Cihâd 15 Sıdk, sadece söz ve davranışlarda doğruluk değildir. Kalbin samimiyeti de doğruluk anlamındadır. Allah’tan bir şey dilerken samimi olmak gerekir. Hadisimiz böylesine samimi bir dilekte bulunanların yataklarında ölseler bile, sırf bu isteklerindeki içtenlikleri sebebiyle Allah Teâlâ’nın onları şehid sayacağını, onlara şehid sevabı vereceğini açıkca belirtmektedir. Bu demektir ki, dürüst bir niyet ve dilek kişiyi, fiilen olmasa bile hükmen isteklerine kavuşturur. Dinimizde ölümü temenni etmek yasaktır. Ancak şehid olmayı temenni etmek, güzel görülmüştür. Hayr olan şeyleri istemek güzeldir. 1324 numarada tekrarlanacak olan bu hadisin, ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir sahâbî olan Sehl tarafından rivayet edilmiş olması, ayrıca dikkat çekmektedir. Hadisten Öğrendiklerimiz Bir şeyi gönülden arzu etmek, hükmen de olsa ona kavuşmak için bir yoldur. Şehitlik, her müslümanın ulaşmak istemesi gerekli fevkalâde büyük ve şerefli bir rütbedir. Çünkü şehidler, cennette peygamberler ve sıddıklarla beraberdirler. Şehid olmayı temenni etmek güzel görülmüştür. Ganimet Malı Helaldir Hadisi Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resû-lullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Allah’ın salât ve selâmı üzerlerine olsun, önceki peygamberlerden biri düşmanla savaşmaya cihada çıktı. Hareketinden önce ümmetine şöyle seslendi - Bir hanımla evlenmiş olup onunla henüz gerdeğe girmemiş olan, yaptığı evin henüz çatısını çatmamış olan, gebe koyun veya deve alıp yavrulamasını bekleyen kimse peşime düşmesin! Bu sözleri söyledikten sonra yola çıktı. İkindi sularında düşman yurduna vardı. Güneşe hitâben - Sen de ben de emir kuluyuz dedi; sonra Allah’ım onun batmasını geciktir, diye dua etti. Bunun üzerine orayı fethedinceye kadar güneşin batması geciktirildi. Nihayet ganimetler bir araya getirildi. Onları yakmak için gökten ateş indi fakat yakmadı. Bunun üzerine Peygamber - İçinizde ganimetten mal aşırmış olanlar var. Haydi her kabileden bir temsilci benimle tokalaşıp bîat etsin! dedi. Tokalaşma esnasında bir kişinin eli peygamberin eline yapıştı. O zaman Peygamber - İhânet eden sizdedir. Derhal senin kabilene mensup kişiler gelip bana bîat etsinler! dedi. Bîat esnasında iki ya da üç kişinin eli peygamberin eline yapıştı. Bu defa onlara - Aşırılmış olan mal sizde! dedi. Adamlar, sığır kafasına benzer altından yapılmış bir baş getirdiler. Peygamber onu öteki ganimetlerin içine koydu. Ateş de hepsini yaktı, kül etti. Zira ganimet bizden önce hiçbir peygamber ve ümmetine helâl değildi. Allah Teâlâ zaaf ve aczimizi bildiği için onu bize helâl kıldı.” Buhârî, Humus 8; Müslim, Cihâd 32 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Hadiste sözü edilen peygamber -Kâdî İyâz’a göre- Yûşa’ aleyhisselâm’dır. Fethettiği şehir de Filistin’deki Erîha’dır. Güneşin geç batması, Allah diledikten sonra olmayacak şey değildir. “Sen de ben de emir kuluyuz” ifâdesi, her şeyi anlatmaya yetmektedir. Biri Hendek Gazvesi’nde, diğeri İsrâ ve Mi’rac gecesi sabahında aynı olayın Hz. Peygamber için de gerçekleştiği kaydedilmektedir. Olayı fizik kanunları çerçevesinde tartışmak gerçeği değiştirmez. Samimiyet, imkânsızlıklar içinde imkânların doğmasına vesiledir. Hadisimizde verilmek istenen mesaj budur. Ayrıca hadisteki “evlendiği hanımla henüz gerdeğe girmemiş, yaptığı evin çatısını çatmamış ve aldığı hayvanlar henüz yavrulamamış olanlar”ın, yani kafası ve gönlü bir şeylere takılı bulunanların harbe çıkmaması emri, bu haller yapılan işe sıkı sarılmayı yani sıdkı ve sadâkatı önleyeceği içindir. Niyet ve uygulama bütünlüğü yani dürüstlük olmayınca başarı da söz konusu olamaz. Hele savaş gibi çok önemli ve tehlikeli bir iş, tam anlamıyla kendini vermek ister. Azim ve sebat ister. Zafer de ancak böyle sağlanır. O halde ciddi işler, tam anlamıyla o iş için hazır olanlara verilmelidir. Ganimetin geçmiş ümmetlere haram kılınması, savaşın sırf savaş olarak yapılmasını sağlamaya yöneliktir. Hadisin açık anlamına biraz ters gibi görünse de ganimetin sadece Muhammed ümmetine helâl kılınmış olmasını, sıdk ve ihlâs konusunda bu ümmetin, öteki ümmetlerden üstün ve önde olduğuyla izah mümkündür. Ganimet, harbe ganimet elde etmek sevdasıyla gitmesinler diye önceki ümmetlere helâl kılınmamıştır. “Bizdeki zaaf ve aczi bilen Allah onu bize helâl kıldı” beyânı, yasak olması halinde geçmişte birkaç kişinin tevessül ettiği, ganimetten mal aşırma fiilinin, müslümanlar arasında daha yoğun şekilde görüleceği için helâl kılındığını anlatmakta olsa gerektir. Eğer böyle ise, ganimetin helâl kılınması, müslümanları niyet açısından dürüstlüğe sevketmek amacına yönelik olmalıdır. Eskiden kurbanları ve ganimetleri gökten inen bir ateş yakardı. Bu, kurbanın ve ganimetin kabul edildiğini gösterirdi. Eğer yakmazsa, hadiste görüldüğü gibi, bir ihânetin veya kusurun bulunduğuna hükmolunurdu. Biat esnasında kabile temsilcisinin ve bizzat hırsızların ellerinin peygamberin eline yapışmasını bugün psikolojik yöntemlerle suçluyu tesbit çalışmalarına benzetebiliriz. Suçlunun telaşlanıp kendisini belli etmesine yardımcı olan metodlar pek eskiden beri değişik şekillerde uygulanagelmektedir. Hadisimizdeki uygulama da onlardan biridir. Hadisten Öğrendiklerimiz Hz. Peygamber, geçmiş peygamber ve ümmetlerden misaller vererek ümmetini eğitir. Hâlis olmayan amelleri Allah kabul etmez. Harpte elde edilen ganimet helâldir. Taksimden önce ganimetten bir şey almak haramdır. Yapılan işe gönülden yönelmek gerekir. Zira atalarımız ne güzel söylemişlerdir “Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya da baş!” “Satıcı Ve Alıcı Söz Kesip Pazarlığı Bitirdikten Sonra Birbirlerinden Ayrılmadıkça Alışverişi Bozup Bozmamakta Serbesttirler” Hadisi Ebû Hâlid Hakîm İbni Hizâm’dan -radıyallahu anh- rivayet edildiğine göre Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu “Satıcı ve alıcı söz kesip pazarlığı bitirdikten sonra birbirlerinden ayrılmadıkça alışverişi bozup bozmamakta serbesttirler. Eğer onların her biri karşılıklı olarak doğru söyler mal ile paranın durumunu olduğu gibi açıklar ise, alışverişleri bereketli olur. Yok eğer gizler ve yalan beyânda bulunurlarsa, alışverişlerinin bereketi kalmaz.” Buhârî, Büyû’ 19, 22, 44, 46; Müslim, Büyû’ 47. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Büyû’ 1; Tirmizî, Büyû’ 6, 26; Nesâî, Büyû’ 4, 8, 11 Hadisi Nasıl Anlamalıyız? Alışverişte malın ve paranın durumunu olduğu gibi söylemek, varsa kusurlarını gizlememek veya yalan beyânda bulunmamak temel ilkedir. Doğru sözlülük, ticârette ve kazançta bereket vesilesidir. Aksi ise, alış-verişte hayır ve bereket bırakmaz. Doğruluğun ekonomiye bu açıdan etkisi inkâr edilemez. Hadis, kazanma ve kâr kavramına ahlâkî ve mânevî boyut getirmektedir. Demek ki kazanma sadece rakamla ifâde edilecek bir konu değildir. Onda bir de “bereket ve hayırlılık yönü” yani “meşrûiyet” tarafı vardır. Bu da dürüstlük ile sağlanabilmektedir. Yalan söyleyerek veya malın ayıbını gizleyerek, daha doğrusu karşısındakini aldatarak para kazanmak mümkün ise de bu, müslümanca bir tavır değildir. Zira Hz. Peygamber bir başka hadîs-i şerîfinde “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur bk. Müslim, Îmân 164. O halde müslümanın gerçek kazancı, bütün muame-lelerinde müslümanca yani dürüst davranmaktadır. Doğru sözlülük, özellikle kul haklarıyla ilgili konularda çok daha büyük önem arzetmektedir. Bu açıdan bakıldığı zaman ticârî reklâmların çığırtkanlığa varmaması, yalan ihtivâ etmemesi, malın vasıflarını dosdoğru aksettirmesi gerekmektedir. Aksi halde büyük ölçüde bir aldatma söz konusu olur. Yalana dayalı reklâmlarla elde edilen servetlerin, eninde-sonunda elden çıkacağı, kimseye hayretmeyeceği açıktır. Bu durum, sayısız misalleriyle ortadadır. “Haksız kazanç”, “kara para” gibi kavramlar, müslümanın dürüstlük vasfına terstir. Az da kazansa müslümana doğruluk yakışır. Çünkü bereket dürüstlüktedir. Allah’ın bereket verdiği kazanç ise, asla küçük değildir. Hadisten Öğrendiklerimiz Alışverişe konu olan malın ve paranın ayıbını açıklamak gereklidir. Gizlemek haramdır. Kusurun sonradan ortaya çıkması pazarlığın feshine sebeptir. Yalan berekete mânidir. Doğru tâcir az kâr etse de kazancının bereketini görür. Kaynak Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları İslam ve İhsan
Sayfa İçeriği Niyet İle İlgili Sözler Kısa, Niyet İle İlgili Güzel Sözler, Niyet İle İlgili Özlü Sözler, İyi Niyetle İlgili Hadisler, İyi Niyet Sözleri, İyi Niyet MesajlarıHer anlamlı ve damar sözlerin yer aldığı bu güzel sözler sitesinde iyi niyet ile ilgili sözler hazır ettik. Bu güzel sözler sayfasında yer alan bu iyi niyet sözlerini kısa mesajla gönder ya da sosyal medyada paylaş tercih senin ne yapmak istersen onu yap. İYİ NİYETLE İLGİLİ GÜZEL SÖZLER Aşk ile yola çıkmak ise niyetin, bela ile imtihan edilirsin. “Zül’celal ve’l ikram”. Önce kahır, sonra ikram… Niyet, kalbe istikameti çizer! Niyet kişiliğin özüdür. Eyyüp Sabri Osmanoğlu Sadece iyi niyet kini yok eder. BuddhaNiyetin ağacın üstüne çıkmaksa hedefin yıldızlar olmalı. Sevilmek için sevmekse niyetin, kalsın hiç sevme! Bu devirde en çok Azrail’e güveneceksin en azından niyeti, belli. Niyeti kötü olanın attığı ok kendine döner. Hz. Ali Daima iyi niyeti sahibi olunuz. Çünkü niyete riya karışmaz. İkrime İyi niyet; isteklerin gerçekleşmesine sebeptir. Hz. Ali Kan ve kemik tüm insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. İyi niyet karakteri gerçekleştirir. Eyyüp Sabri Osmanoğlu Hayatımıza değer katan üç temel kavram Bakış açısı, niyet ve samimiyet. Her işte hayır isteyenler insanlara iyi niyet beslesinler. İmam ŞafiiEy yar! Ömür boyu seni sevmeye niyetliyim desem, Allah kabul etsin der misin? Niyeti güzel olmayanın, icraati zikzak çizer. Eyyüp Sabri Osmanoğlu Niyetlerimizle uyuşmayan isteklerimiz kabul edilmeyecektir. Muhammed Bozdağ İyi niyet ameli düzeltir, sıfata güzellik getirir. Eyyüp Sabri Osmanoğlu Kötü biri olduğumu söyleyenlerin hepsi sahip olduğum iyi niyetlerimin katilleriydi. İsraf etmeyin; yaşamı, zamanı, sevgiyi, saygıyı! Ve en çok da iyi niyeti. Niyetin iyi ise, korkma! Sen gittiğin her yere ışığını ve bereketini birlikte götürürsün. Kaybedeceksek, iyi niyetimizden kaybedelim. Varsın insanlık ölmesin. En küçük işimizde bile niyetimizin ne olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Semih Yaşar Gayretten çok, niyet önemli. Niyeti Allah rızası olanın, gayreti boşa kesin kararına niyet denir. Niyet, samimiyettir. Samimiyet, bitin hayırların anahtarıdır. Ebedi olan cennet, dünyadaki bir kaç günlük amelin değil halis niyetlerin karşılığıdır. Bilin ki büyük hayatlara niyet edenler büyük günahların kefaretini göze almalı. Ece Temelkuran Niyeti kötü olan insandan değil, niyetinin kötü olduğunu gizleyen insandan kork. Mevlana Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Hz. Muhammed İyi niyetini kaybetmene gerek yok. Değerini bilmeyen insanları kaybetsen yeter. Arda Erel Başarımızı, eylemlerimizin mükemmelliği değil, niyetlerimizin yüksekliği belirleyecektir. Muhammed Bozdağ Gücünüzü aşan niyetler geliştirirseniz dışarıdaki güçler etki alanınıza girecektir. Muhammed Bozdağ Bir iyilik yapmaya niyet etmişseniz tüm insanları hedefleyin; yaptıklarınız, elden ele, dilden dile dolaşacaktır. Muhammed Bozdağ Nice küçük amel vardır ki niyet onu büyük yapar nice büyük amel vardır ki niyet onu küçük yapar. Abdullah ibn-i MübarekHer eylem bir tohumdur onun programını suretindeki ihtişamında değil, özündeki niyetinde arayacak sınız. Muhammed Bozdağ Sapkın eski niyetler bile kutsal kitaptan çalınırken ben en çok şeytanı oynarken aziz gibi görünür üm. William Shakespeare Benim öncelikle iyi niyetli insanlara ihtiyacım var. İşi bilmeyene iş öğretebilirim ama iyi niyetli olmayanın niyetini değiştiremem. Hakan Mengüç Yıldızlara varmak konusunda hiçbir hayalleri ve hiçbir niyetleri olmayanlar için yıldızlar şu anda oldukları yerden çok daha uzaktadırlar! İyi niyetlerinden dolayı sürekli kaybeden insanlar eğer kötü olamıyorlarsa onlar bu onların zayıflık larından değil kişilikli kalmayı tercih etmelerindendir. Akıllı ve iyi niyetli insanlara özgü bir ada olması için neler vermezdim öyle bir yer olsa ben bile vatansever kesilirdim. Albert Einstein Cennetliklerin Cennet’e Cehennemliklerin de Cehennem’e girmeleri kendi amel leri sebebiyledir. Fakat onların orada ebedi kalmaları, niyetleri yüzündendir. Hasan-ı Basri Nereye baktığınız o kadar önemli değil oraya nasıl baktığınız önemli. Çünkü hayat niyete göre şekil lenir. Ve baktığınız yerde olanı değil, görmek istediğinizi görürsünüz. Bilmem, tanrım, beni yaratırken neydi niyetin, bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin; bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin. Ömer Hayyam
Matüridi tarafından söylenen sözler yazımızda büyük Matüridi şahsiyetinin şimdiye kadar söylediği en güzel ve anlamlı sözlerini bulacaksınız. Eğer sizler de Matüridi şahsiyeti ile ilgili bildiğiniz güzel ve anlamlı sözler varsa lütfen bizlerle Hakkında Kısa Bilgi Tam adıyla Ebû Mansûr Muhammed bin Muhammed bin Mahmûd el-Mâtürîdî es-Semerkandî, Hanefi mezhebinden olanların itikad inanç imamı, İslam alimi. Kurucusu olduğu kabul edilen i’tikadî mezhep “Mâtûrîdilik” olarak anılır. Doğum tarihi 863 Doğum yeri Maturid, Semerkand Ölüm tarihi 944 Ölüm yeri SemerkantMatüridi Söylediği Sözler Akıl yürütmeyi inkâr eden kimsenin elinde onu reddetmek için akıl yürütmekten başka bir kanıt yoktur. Belirtmek durumundayız ki yazan olmadan yazımın, ayıran olmadan ayrışmanın vücut bulduğunu bilmemekteyiz; birleşme, hareket ve sükûn da aynı kategoriye tâbidir. Şu halde bu mekanizma tabiatın tamamı için geçerlidir. Çünkü tabiat sürekli birleştirme ve ayrıştırma eylemine tâbidir. Hatta bütünüyle tabiatın birleştirilip âhenkleştirilmesindeki sanat doruk noktasındadır. Bu sebeple tabiat, dış faktör olmaksızın ayrışamamaya ve birleşmemeye en çok lâyık olan bir varlıktır. Aristo ve taraftarlarının vardıkları bu sonucu Heyûla görüşünü etraflıca inceleyen kimse şunu anlar ki onlar Allah’ın nimetlerini bilmeyişleri sebebiyle böyle bir çıkmaza düşmüşler, hak yolu şaşırıp sapıtmışlar, sonra da haktan ayrılışın doğurduğu şaşkınlık kendilerini, hiçbir aklın düşünemeyeceği ve hiçbir gönlün hoş karşılamayacağı bir hayalle avunmaya sevk etmiştir. Hz. Peygamber’in aklî mûcizesine gelince, bu benzerinin yapılamayacağıyla ilgili olarak Allah’ın Kur’an hakkında beyan ettiği husustan ibarettir. Kur’an’in yaratıkların gücünü aşan bir eser olduğunu ancak edebî ilimlerde maharet kazanan, sözün temel özelliklerine ve türlerine vâkıf olan biri anlayabilir. Yine Kur’an’da kâinatın yaratıcısı ve yöneticisinin birliği ile âhiret hayatının delilleri konusunda bulunan ilmî istidlâller; öyle ki o günün dünyasında böyle çıkarımları ileri sürecek biri mevcut değildi. Sonra Kur’an’da bulunan geçmişe ait haberler ve sonsuza dek vuku bulacaklar, ayrıca ileride meydana gelecek felâket ve musibetler; öyle ki bu tür bilgilere muttali olmak akılların yeteneği dahilinde bulunmamaktadır. Bizim kanaatimize göre Kur’an’ın anahtarını teşkil eden Fatiha suresinin içerdiği muhtevanın öğrenilmesi bütün insanlar için farzdır. Çünkü bu muhtevada Allah’ı övgü, şan ve şerefle nitelemenin yanında O’nun birliğinin dile getirilmesi, ayrıca kendisinden yardım ve hidayet talep edilmesi vardır. Bunların hepsi aklı yerinde olan insanların tamamı için gerekli şeylerdir. İşte anlattığımız bu özellikleri bünyesinde toplamış olması sebebiyledir ki Fatiha suresinin öğrenilmesi, Allah’ın kulları için vazgeçilmez bir mertebeye sahip olmuştur. La ilâhe illallâh demek O’ndan başka ibâdet edilecek kimse yoktur ve O’nun dışında hiç kimse ibâdeti hak etmez demektir. Namaz, üzerilerinde Allah’a şükür borcu bulunan bedenin bütün organlarını çalıştırmayı içeren bir ibadettir. Şunu da ilave etmek gerekir ki namazda insanın bedeninde yaratılış gereği bulunan bütün yetenekleri son noktasına kadar iradî olarak kullanmak, kalbi niyet yoluyla meşgul etmek, azabından endişe edip rahmetini ummak havf ve reca, hem zihni hem de aklı Allah’ı yüceltmek ve saygı göstermek aracılığıyla uyanık halde tutmak gibi davranışlar bulunmaktadır. Sonuç olarak namaz kılanın her davranışı Allah’ın o noktadaki sınırsız nimetine karşılık olarak bir şükür konumunda bulunur. Evren şu anda bütün oluşumlarıyla çeşitli zamanlara bağlanmış, değişik hal ve sıfatlara bürünmüş olduğuna göre onun kendi başına vücut bulmadığı kanıtlanmaktadır. Eğer öyle olsaydı oradaki her şey kendisi için en güzel ve en hayırlı konumlara ve niteliklere sahip olur, böylelikle de âlemdeki şerler ve çirkinlikler ortadan kalkardı. Fakat realitede bunların varlığı evrenin kendi dışındaki bir faktörle vücut bulduğunu kanıtlamıştır. Tabiatta gözlenebilen her şeyde mutlaka akıllara hayret verici bir hikmet ve yaratıcısına sanatkârane bir işaret bulunmaktadır. Düşünürler bunun iç yüzünü anlamaktan ve yapısının düzenini açıklamaktan âciz bir düşünür sahip bulunduğu bunca hikmet ve bilgiye rağmen bunun mahiyetine akıl erdiremediğinin farkındadır. Bu ve benzeri zaruretler kâinata ait fevkalâdeliklerin mûcit ve yaratıcısının hikmetini delillendirmektedir.
Ahmed Sirhindi tarafından söylenen sözler yazımızda büyük Ahmed Sirhindi şahsiyetinin şimdiye kadar söylediği en güzel ve anlamlı sözlerini bulacaksınız. Eğer sizler de Ahmed Sirhindi şahsiyeti ile ilgili bildiğiniz güzel ve anlamlı sözler varsa lütfen bizlerle paylaşın. Âkıl ve bâliğ olan erkeğin ve kadının birinci vazîfesi, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları akâid bilgilerini öğrenmek ve bunlara uygun olarak inanmakdır. Allahü teâlânın feyzleri, ni’metleri, ihsânları, ya’nî iyilikleri, her ân, insanların iyisine, kötüsüne herkese gelmekdedir. Herkese mal, evlâd, rızk, hidâyet, irşâd ve selâmet ve dahâ her iyiliği fark gözetmeksizin göndermekdedir. Fark, bunları kabûlde, alabilmekde ve ba’zılarını da alamamak sûretiyle, güneş, hem çamaşır yıkayan adama, hem de çamaşırlara, aynı şeklde, parlamakda iken, adamın yüzünü yakıp karartır, çamaşırlarını ise beyâzlatır. Ashab-ı Kiram arasındaki dikleşmeye ve münazaaya gelince, bunun da bir hikmete mebni olduğuna kail olup iyiye yorulmalıdır. Bir cehalet ve nefsani arzudan ötürü yapıldığı zehabına kapılmak yanlış olur. Çünkü bu, içtihat ve ilim eseri olarak meydana gelmiştir. Bazıları içtihatta hata etmiş olsa da, hatalı olanın Allah katında bir derecesi vardır. Üstte anlatılan mana, ifratla tefrit arası orta bir yoldur. Ki bunu Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat tercih etmiştir, en sağlam tarik, en muhkem yol budur. Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok faydalıdır. Din büyüklerinin yanına boş olarak gelmelidir ki, dolmuş olarak dönülebilsin. Dini hükümleri kendi aklıyla anlamak ve aklı ona rehber etmek isteyen, peygamberliğe inanmamış olur. Onunla konuşmak akıl işi değildir. Dünyâ, seni, Allahü teâlâdan uzaklaşdıran şeyler demekdir. Kadın, çocuk, mal, rütbe, mevkı’ düşüncesi, Allahü teâlâyı unutduracak kadar aşırı olursa, dünyâ olur. Çalgılar, oyunlar, Mâlâ-ya’nî ile, ya’nî fâidesiz, boş şeylerle vakt geçirmek, hep bunun için dünyâ demekdir. Âhırete fâidesi olmıyan ilmler, dersler de, hep hendese [ya’nî matematik ve geometri], astronomi, mantık, eğer Allahü teâlânın gösterdiği yerlerde kullanılmazsa [ya’nî kâfirlerle mücâdele ve onlardan üstün olmak için ve insanlara hizmet etmek için kullanılmazsa] bunlarla uğraşmak, boşuna vakt öldürmek olur ve dünyâ olur. Bu bilgileri bütün derinliği ile, incelikleri ile okumak, yalnız başına işe yarasaydı, eski Yunan felsefecileri se’âdet yolunu bulur, âhıretdeki ebedî azâbdan kurtulurlardı. Dünyâ hayâtı pek kısadır. Bunu en lüzûmlu şeyde kullanmak gerekir. Bu en lüzûmlu şey de, kalbini toparlamış olanların yanında bulunmakdır. Hiçbir şey sohbet gibi fâideli değildir. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” Eshâbı, sohbet ile, başkalarından dahâ üstün oldular. Dünyâyı ele geçirmek için âhireti vermek ve insanlara yaranmak için Allahü Teâlâ’yı bırakmak ahmaklıktır. Farz ibâdetin yanında nâfile ibâdetlerin hiç kıymeti yokdur. Deniz yanında, damla kadar bile değildirler. Mel’ûn şeytân, mü’minleri aldatarak, farzları küçük gösteriyor. [Kazâları kıldırtmıyor.] Nâfilelere yol gösteriyor. Zekât verdirmeyip, nâfile sadakaları güzel gösteriyor. Hâlbuki, zekât niyyeti ile fakîre bir altın vermek, yüzbin altın sadaka vermekden dahâ sevâbdır. Çünki zekât vermek, farzı yapmakdır. Zekât niyyeti olmadan verilenler ise, nâfile ibâdetdir. Gençlik zemânının kıymetini biliniz! Bunu, oyun ile, fâidesiz şeylerle geçirmeyiniz! Ceviz ve kozalak gibi fâidesiz şeyler arkasında gençliğini tüketenler, sonunda pişmân olurlar, âh ederler. Her ne ki güzeldir, Allah sevgisinden başka, Hepsi câna zehrdir, şeker gibi de olsa. İniş mertebelerinin sonu hakikat-i camia olan kalp makamıdır. Halkı irşat etmek ve olgunlaştırmak bu makama inmeye bağlıdır. İnsanların, Allahü teâlâdan gelen ni’metlere nâil olmamaları, Ondan yüz çevirdikleri içindir. Yüz çeviren, elbette bir şey alamaz. Ağzı kapalı bir kap, Nisân yağmuruna elbette kavuşamaz. Evet, yüz çeviren birçok kimsenin, ni’metler içinde yaşadığı görülüp, mahrûm kalmadıkları zan olunuyor ise de, bunlarda ni’met olarak görülenler, hakîkatde azâb ve felâket tohumlarıdır. Kendisini Frenk kafirlerinden daha faziletli görene Subhan Hakk’ın marifeti haramdır; din büyüklerinden faziletli görmek şöyle dursun. Kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz. Merd isen kendine baba ol! Nefis yemeklerde, güzel elbise giymelerde nefsin hazzı düşünülmemeli ve öyle bir hazza itibar edilmemelidir. Asıl layık olan, yemekte, içmekte, giymekte taat için kuvvet hasıl olmasından başka bir şey niyete alınmamalıdır. Güzel elbise giymek ise Allah-u Teala’nın şu emrine göre tezyin için olmalıdır “…Her mescide gidisinizde güzel giysilerinizi giyin…” Kuran 731 Her namaz zamanı manasına olup, bu işte başka bir uygunsuz niyet olmamalıdır. Bu işte, hakiki bir niyet olmazsa insan kendisini iyi niyet için zorlamalıdır. Şu mana burada geçerlidir “Ağlamıyorsanız ağlamaya çalışınız” Ve insan hakiki niyeti bulması, zorlamalı niyetten kurtulması için Subhan Allah’a iltica edip tazarruda bulunmalıdır. Bu manada bir şiir Kabul eder o yaşı ki, gözüm damlatır / O Zât ki bir damladan inci yaratır Anlatılan kıyas bütün işlerde yapılmalıdır. O mütedeyyin ulemanın fetvalarına göre ki kendileri azimeti tercih etmiş, ruhsatlı yollardan kaçınmışlardır. İnsan yaptığı iyi işleri ebedi kurtuluşa bir vesile bilmelidir. Anlatılan manaları kuvvetlendiren bir ayet-i kerime şöyledir “Eğer iman eder, şükrederseniz, Allah size niye azab etsin?!” Kuran 4147 Nâfile ibâdetlerin farzlar yanındaki kıymeti, okyanus yanında bir damla su gibi bile değildir. Hattâ, nâfile ibâdetlerin sünnetler yanında değerleri de, yine böyledir. Böyle olmakla berâber, sünnetlerin farzlar yanındaki kıymeti de, deniz yanında bir damla su gibi bile değildir Ölmek, felâket değildir. Öldükten sonra, başına gelecekleri bilmemek felâkettir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem”, Eshâb-ı kirâmı yıldızlara benzetdi. Yıldıza uyan, yolu bulur. Ehl-i beyti de, gemiye benzetdi. Çünki gemide olanın, yıldıza göre yol alması lâzımdır. Yıldızlara göre yürümezse, gemi sâhile kavuşamaz. Görülüyor ki, boğulmamak için, hem gemi, hem yıldız lâzım olduğu gibi, Eshâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak lâzımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur. Çünki, insanların en iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazîleti, hepsinde vardır. Sohbetin fazîleti ise, bütün fazîletlerin üstündedir. Tesavvuf yoluna girmek, islâmiyyetin inanılacak şeylerine îmânı kuvvetlendirmek içindir. Böylece îmân, düşünerek anlamak zorluğundan kurtularak, görmüş gibi sağlam ve vicdânî olur ve kısaca inanmak yerine, etraflı ve derin îmân hâsıl olur. Tâbi’înin en üstünü olan, Veysel Karânî “rahmetullahi aleyh” hazret-i Hamzanın kâtili olan Vahşînin “radıyallahü anhümâ”, Resûlullahın bir kerrecik sohbetinde bulunmakla yükseldiği mertebeye yetişememişdir. Çünki sohbetin fazîleti, bütün fazîletlerin ve kemâllerin üstündedir. Çünki, onların îmânları, görerek kuvvetlenmişdir.
Artık Türklerle savaşmam. Onlar çok cesur ve iyi insanlar. - Andreas PhitiadesBana Türklerden kurulu bir ordu verin dünyayı rehin alayım. - Napoléon BonaparteTürkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir. - KayzerlingTürkler öldürülebilir, fakat yenilgiye uğratılamazlar. - Napolyon BonapartTürkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkanlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar. - M. Montecuccoli Avusturyalı komutanTürkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz. - Fritz NeumarkTürkler sanki at üzerinde doğmuşlardır, yerde yürümesini bilmezler. - Bizans İmparatoru HerakleitosTürkler yaman binicidirler. Türkler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar. - Câhiz Arap bilginTürkler, devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf üstadlardır. - HammerTürklerden bahsediyorum. Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatı da inciten bir gaflet olur. - TassoTürklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur. - HamiltonTürklere nasıl ölüneceğini kimse öğretemez. Onu çok iyi bilirler, yalnız bu dünya yaşamak içindir ve insanların iyi yaşayabilme sanatını da bilmeleri biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır. - William Pitt İngiliz devlet adamıTürklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. İşte Türk, bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupa'nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı. - Çarnayev Rus komutanTürklerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur. - Semame İbn-i Eşreş Arap bilginTürklerle dost ol ama düşman olma. - Gianni de MichelisTürk, asillerin asilidir. yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir. - Pierre LotiTürk, Heredot'tan, Tevrat'tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür. - HammerTürk'ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk'ün vakur kalışı, kuşku yok ki körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor. - Pierre LotiTürk'ün ahlaki seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle değil çevrelerinde fenalık görmemek suretiyle oluşur. - Thomas ThorstenTürk'ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk'ün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat gösterilemez. - Decamps Fransız ressamTürkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk'ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor. - Gelland Fransız bilginTürkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. - La MartineTürkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. Ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır. - HammerTürkler her şeyini feda eder, ama istiklalini asla. - Loyd GeorgeTürkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla el ele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir. - Comenius Çek bilginBütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz. - William MartinÇanakkale'de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. - Sir Julien CorbetHaydi beni bir daha tutuklayın İngilizler! Ama görüldü ki tutuklama ve öldürmeyle iş bitmiyor! İşte Türkler, kendi cenaze merasimi için hazırlanan tabutlarını, sahiplerinin başlarına geçirdiler! - Mohandas Karamçand GandiHer Türk'ün bakışında silahın ruha verdiği güveni görmek mümkündür. O hayata ve olaylara güvenle bakmayı öğrenmiştir. - MolkteIrk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelendir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri, tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır. - Lamartineİnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler. - Napoleon BonaparteKendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan Müslüman Türkler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler. Bu noktada Müslümanla Müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler. - Monradgea D'ohssonKılıcı eşsiz bir maharetle kullanan Türk eli, mağlup ettiği insanların yarasını sarmakta da bir o kadar ustadır. - Lord ByronKılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk'ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. - Lord ByronMüslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş kalın derili olan bu toplumlar... kıl giyerler. - Hz. MuhammedTürk gibi ölüme gülerek bakan bir eri başka hiçbir ulusta bulamazsınız. Yalnız ona iyi bir komutan gerektir. - MulmanTürk Oğuz beyleri, budunum milletim işitin! Üstte mavi gök basmasa, altta yağız yer çökmese, Türk budunu, ilini, töreni kim bozabilir? Türk budunu, kendine gel, aklını başına devşir! - Bilge KağanSavaşın zevkini almak isteyen herkes Türklerle savaşmalıdır. - Towsend İngiliz komutanOn ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk'e bedel olmaz. Türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir. - Charles McfarlenePoltava'da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş... Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, bu kadar asil, bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı. - Demirbaş ŞarlSeceat ve cesaret bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiçbir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır. - İbn-i HassulSilahlı milletin en canlı örneği Türklerdir. Bu diyar köylüsünün orak, katibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır. Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür. - MoltkeSize ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler. - Hz. MuhammedSize öyle bir vatan aldım ki; ebediyen sizin olacaktır. - Alp ArslanTanrı onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hakim kıldı. - Kaşgarlı MahmutToplumsal düzenin Türkler arasında kurmuş olduğu ilişkilerin hepsinde temiz yüreklilik ve iyi niyet hakimdir. Vatandaşların birbirlerine karşı borçlu oldukları işlemleri yapma ve yerine getirmeleri için başka ülkelerde olduğu gibi senetleşmeye yani yazılı belgeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onların övülmeye değer hallerinden biri de verdikleri söze genellikle sadık kalmaları ve karşılarındakini aldatmaktan, güveni suistimal etmekten çekinmeleridir. - Monradgea D'ohssonTürk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez. - Baron BüsbekTürk korkmaz, korkutur. Bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. Hangi işe el atarsa başarır. - Semame İbn-i EşreşTürk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerilerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır. - Lady Mary Wortley MontaguArkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır. - Mustafa Kemal AtatürkAsla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni özelliği ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi gökte durdukça acun döndükçe Türk olacak yağız icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim. - Mustafa Kemal AtatürkBen Türk'üm, o kadar! Mardin'de doğmuşsam, Cizre'de de doğmuşsam, Kars'ta da doğmuşsam ben Türk'üm. - Aziz SancarBen Türkiye'yi yerin üstündeki 35 milyon ölünün değil, yerin altındaki 35 milyon dirinin koruduğuna inanırım. - Necip Fazıl KısakürekBeni radyasyon değil, Türkiye'deki sistem kanser etti. - Kazım KoyuncuBenim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir. Bu böyle bilinir ve böyledir. - Mustafa Kemal AtatürkBenim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır. - Mustafa Kemal AtatürkBenim Türk Milletine, Türk Cumhuriyetine ve Türklüğün istikbaline ait görevlerim bitmemiştir. Sizler, onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz. - Mustafa Kemal AtatürkBenim yaratılışımda bir olağanüstülük varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdendir. - Mustafa Kemal AtatürkBir yanım Kırgız, bir yanım Türkistan, bir yanım Kerkük, Bir gün ay yıldızın altında buluşacak her Türk!Biz Türkler ruhen demokrat doğmuş bir Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz. - Mustafa Kemal AtatürkBizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini memleket tarihte Türktü, halen Türktür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır. - Mustafa Kemal AtatürkBu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir. - Mustafa Kemal AtatürkBu ülke Geçmişte Türk'tü, bugün de Türk ve ebediyen de Türk mi bir yerin adına Türk beldesi, gözüm al "bayrak" arar, kulağım "ezan" sesi - Necip Fazıl KısakürekDilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Ruslardan fazla özellikle Türklerde göze çarpıyor. - Auguste ComteDurma düşman durma, gücünü arttır. Türklüğün başına hakaret yağdır. Uyuyan bir kavme bu felaket azdır. Vur eski kölesi utandır onu. Bırakma uyusun, uyandır onu. - Ziya GökalpDünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türkler. - Albert SorelDünyada, Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz. - HamiltonDünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, Türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler. - DonaldsonEfendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikat-ı medeniyedir. - Mustafa Kemal AtatürkEğer kendilerini tanımış olsaydınız, Türklere hayran olurdunuz. - Sir Mark SykesEkonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir. - Mustafa Kemal Atatürk Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın. - Mustafa Kemal Atatürkİslamiyet'i ele alıp Türklüğü inkar etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve "Biri yapabiliyorsa, ben de yapabilirim. hiç kimse yapamıyorsa, ben yapmalıyım." Türk "Biri yapabiliyorsa ben neden yapayım? Hiç kimse yapamıyorsa, ben nasıl yapayım?"Konuşup konuşup muhabbetin sonu geldikten sonra, "amaaan boş ver dedikodu yapmış olmayalım" diyen kadın, Türk biri Adolf Hitler'e sorar Türklere neden saldırmıyoruz? Hitler Türkler öyle bir millettir ki, eğer saldırırsak tamamını yok etmemiz gerekir. Yoksa 1 tane bile hayatta bırakırsak, yeni bir devlet kurar ve intikamını "Yüce Türk Milleti adına" karar verir. Ancak, Yüce Türk Milleti mahkemelerimiz adına karar her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir. - Mustafa Kemal AtatürkNe mutlu Türküm diyene! - Mustafa Kemal AtatürkOkul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir. - Mustafa Kemal AtatürkTürk bayrağı göklerde dalgalanan bir sancak! Ve biz Türkler Allah'ın önünde eğiliriz ancak. Türk Budun, Ökün!... Kendine gel. Aklını başına topla. Her söze herkese inanma. Beynini işlet. Geçmişini hatırla. - Hüseyin Nihal AtsızTürk bünyesini mikroptan temizleyecek en güzel tedavi usulü; KATLİAM! - Hüseyin Nihal AtsızTürk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. - Mustafa Kemal AtatürkTürk Eli bölünmez bir bütündür. Bu bütünün, bugün dışarıda kalan parçalarını da bir gün içeriye alacağız. - Hüseyin Nihal AtsızTürk erkeğinin dünyanın en kıskanç erkeklerinden biri olmasının sebebi; sevgililerine değil, kendilerine güvenmediklerindendir. - Aziz NesinTürk genci nasıl olmalı? Dışı pırıl pırıl Türk, içi alev alev İslam. Dışı içine köle, içi dışına hakim bir halkı alim değildir, ama ariftir. - Ömer SeyfettinTürk ırkının hususi yapısına, ahlaki ve milli temayüllerine aykırı olan komünizmi Türkiye'ye sokmak isteyenler millet bakımından soysuz ve namert oldukları gibi kanun nazarında da haindirler. - Hüseyin Nihal AtsızTürk Kağanlarının soyadı Eçine, yani Kurttur. Devşirme ve komünist okulda Bozkurt rozetine, meydanda Bozkurt heykeline dayanamaz. - Hüseyin Nihal AtsızTürk köklü tek fikir, tek ülkü yalnız Türkçülüktür. - Hüseyin Nihal AtsızTürk milleti bu demokratik tepişmelerle mi kurtulup yükselecek? Mezhep ve din haline gelmiş particilikle mi kalınacak? - Hüseyin Nihal AtsızTürk milleti iki bin yıldır profesyonel askerdir. Bütün Türklerin mesleği askerliktir. - DonaldsonTürk milleti kendi yasa ve töresine kavuştuğu zaman Türkleşecek ve bahtiyar olacaktır. - Hüseyin Nihal AtsızTürk milleti, Türk kökünden gelenlerle Türk kökünden gelmiş olanlar kadar Türkleşmiş kimselerden meydana gelen topluluktur. - Hüseyin Nihal AtsızTürk Milleti'nin aşırı sabırlı olduğunu,fakat ayranı kabardığı zaman,Kağan Arslan gibi önünde durulmadığını bütün tarih ve dünya bilir. - Hüseyin Nihal AtsızTürk milletinin davası yüksek milli şuur ve milli kazanç, yani kuvvetli milliyetçilik içinde başarılacak davadır. - Hüseyin Nihal AtsızTürk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir. - Mustafa Kemal AtatürkTürk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Türk milleti milli birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir. Türk milletinin tarihi bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni alem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. - Mustafa Kemal AtatürkTürk olduğun için Türklük davasını, Müslüman olduğun için İslam davasını, insan olduğun için insanlık davasını ulusunun tarihsel bir niteliği de güzel sanatları sevmek ve onlarda yükselmektir. - Mustafa Kemal AtatürkTürklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset kılıç çekilmedikçe, ülkemize, tebâma cefa edilmedikçe bizden kimseye zarar gelmez. - Fatih Sultan MehmetVatan ne Türkiye'dir Türklere ne Türkistan, Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir Turan. Düşmanın ülkesi viran olacak. Türkiye büyüyüp Turan Türk; senin için yüksekliğin hududu yoktur. - Mustafa Kemal Atatürk Bakmak İsteyeceğiniz Konular Bakmak İsteyeceğiniz Düşünür Sözleri
halis niyet ile ilgili sözler